20. yüzyılda mimari, tasarım, sanat alanlarında yeni akımlar yaratmış bir okuldur. Kurulduğu zaman dünyanın en seçkin ve çağdaş mimarlarını, sanatçılarını, bir araya getirerek, yalnızca bir eğitim kurumu yaratmamış, aynı zamanda bir üretim merkezi ve tüm bunların konuşulup tartışıldığı bir yer haline gelmiştir. 2 Şehirde eğitime devam edilir. Berlin ve Münih

Bauhaus bildirisine göre tüm sanatların birleştiği en yüksek nokta binalardı. Bauhausun Weimar’daki ilk yıllarında dersler Walter Gropius’un ortağı Adolf Meyer tarafından kısa dersler olarak veriliyordu. Bauhaus’un çalışma atölyeleri ise Gropius’un kendi mimarlık ofisinde gerçekleşmekteydi. Burada yeni bir mimarlık stili yaratılmakla kalınmamış yeni yaşama biçimleri de geliştirilmişti. 1927’de Walter Gropius, Hannes Meyer’a mimarlık bölümünün başına geçmesini teklif etti. Hennes Meyer içinde tasarım, yapı, planlama, şehir tasarımı ve teknik ressamlığın bulunduğu bir eğitim sistemi oluşturdu.

1930’dan 1933’e kadar Ludwig Mies Van der Rohe başkanlığa geldi. Mies Van der Rohe’ye göre bir öğrencinin Bauhaus’a girebilmesi için bir takım dersleri almış ve belirli bir yetkinliğe ulaşmış olması gerekiyordu. Böylelikle Bauhaus’u doktora eğitimi veren bir okul haline getirdi.

Bauhaus’taki ilk öğretmenler sanatçılardı. Modern resimle ilgili sonsuz sayıda fikir üretildi. Wassily Kandinsky, Paul Klee ve diğer Bauhaus sanatçıları resimlerin geleneksel kavramlarından uzaklaşarak, soyutlamaya ve sanatsal tasarımın teorilerini ve yasalarını analiz etmeye yöneldiler.

Powered by BetterDocs

Yorum Yap